ÖNCE SAĞLIK - Sağlık - File Catalogue - www.mesudum.ucoz.com
  Cuma, 2016-12-09, 8:44 AM


ANASAYFA 
PROFİLİM
ÇIKIŞ
HOŞGELDİNİZ
Welcome Konuk | RSS  
MENÜ

KATAGORİLER
Programlar [35]
Tıkla Anında İndir.
İlginç Olaylar [9]
Güzel Sözler [11]
İllerimiz [7]
Oyunlar [27]
Şiirler [3]
Teknoloji [9]
Mizah [5]
Sağlık [10]
Öyküler Hikayeler [4]
Yemek Tarifleri [20]

SİZİN OYLARINIZ
Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz
Total of answers: 255

Main » Files » Sağlık

ÖNCE SAĞLIK
[ ] 2008-12-19, 9:30 PM

Ne güzel söylemiş o  büyük Sultan:

"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi"

 

Arasıra sırt ve bacaklarımdaki ufak-tefek ağrılar için kullandığım bir titreşimli (elektrikli) masaj aleti ile geçen hafta sağ diz kapağım çevresinde ve üzerindeki uygulamada sanırım biraz haddi aştım. Her halde kıkırdakları.!, minisküsleri.! dağıtmış olacağım ki, ertesi sabah yataktan kalkamadım. Büyük ağrım vardı.

 

Ortopediste, hastaneye gitmem mümkün değildi. Suçumu biliyordum. Sağ ayağımı sürüyerek, yürüme eğitimine başladım. Üçüncü günü merdiven basamaklarını zorla tekli inerek köşedeki bakkala kadar gittim.

 

Bu yürüyüşe şükredip iyileşiyorum derken olayın dördüncü günü, dizkapağımın alt kısmında ayağıma doğru şişme ve deri altında bir iç-kanama.! gözüktü. Büyük korkuya kapıldım ama paniklemedim. Günlerden cumartesi, hastaneler kapalı. Acile de gitmedim. Buz dolabında küçük kitap büyüklüğündeki buz kutusunu yün dizliğim içinde bacağıma yerleştirdim ve divanın arkalığında bacağım yukarıda tam istirahata geçtim. Eriyen buzu yenileyerek ve ayağımı elden geldiğince sürekli askıda tutarak hafta sonunu geçirdim.

 

Pazartesi sabahı iki ayağım arasında renk ve şişlik farkı pek kalmamıştı. Yürümem de bayağı yoluna girmişti. Ortopediste gittim. Anlattım. Evirdi, çevirdi. Bu sefer diz kapağımı doktor kıracak diye ödüm koptu. Her halde kanama için olacak bir antibiyotik ve bir de ağrı kesici verdi.

 

Daha önceden planladığım için kaplıcaya gideceğimi doktora söylemedim. Ama ayaktaki kanama kafamın içinde bir çivi idi. Kaplıcanın sıcak suyunda dikkatli olmam gerektiğini biliyordum.!

 

Büyük şair:

 

"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ." demiş.

 

Her ne kadar uygarlık denilen tek dişi kalmış canavar tüm deniz kıyılarımızı, Batı Anadolunun bütün dere, ırmak ve göllerini, ovalarını yok edip, çirkefe çevirdi ise de ( Çevre bakanlığı'na, çevrecilere, yarınlarını, çocuklarının geleceklerini düşünenlere, düşünebilenlere arz olunur.! ), yine de yurdumuzun henüz kirletilememiş eşsiz güzellikte köşeleri vardır.

 

Uludağ'ın eteklerinde Bursa - Eskişehir Karayolu üzerinde İnegöl'e 27 km uzaklıktaki OYLAT kaplıcaları; sırtını Uludağ'a dayamış, çepeçevre ulu ağaçlarla çevrili bir vadinin, ulu çınarların gölgelediği küçük bir boşlukta kendisini ziyarete gelenlere yılın 12 ayında şifa dağıtmakta.

 

Kaplıca suyunun debisi saniyede 55 litre ve sıcaklığı kaynağından çıktığı gibi musluklarda ve havuzda 40.5 C. derecedir. Başka kaplıcalarda olduğu gibi suyun ısısına dışardan herhangi bir müdahale yoktur.

 İnegöl-Oylat tesisleri; yaklaşık 800 yatak kapasiteli 4 otel ve 21 motel ile TV, telefon, buzdolabı, restoran, mutfak hizmetleri, suyu sürekli değişen kaplıca havuzları, saunası, fitness center'ı, jakuzileri vb. ile hizmet vermektedir.

 

Güzelliğinden henüz pek bir şey kaybetmemiş böyle doğa harikası köşelerimiz için buralara gelen insanımızın çok duyarlı olması gerekiyor.

 

İşletmede temizlik ve hijyenik koşullara özen gösteriliyor. Fakat ziyaretçi insanımızın ayni özeni gösterdiğini söylememiz biraz zor.

  

Bel ve omur ağrıları için aldığımız veya okuduğumuz tavsiyelerde el ve ayak hareketlerinin en uygunu yüzme hareketleridir. Ben de kaplıca havuzunda dönüşümlü olarak sırt-üstü ve yüzü-koyun ( sayısı kendi dayanıklığıma göre; 5 + 5 ) havuz köşegenlerinde yüzdüm ve başlarda her hareket değişiminde ayaklarımla tam bisiklet ( sayısı yine kendime göre; 20 tam pedal ) pedal hareketi yaptım.

 

Kaplıcada bulunduğum 8 günlük sürede günde 4 defa banyoya girdim. Havuzdaki bu hareketlerim hiç durmaksızın yaklaşık 30 dakika sürüyordu.

Olukların altında, arslan ağzında; beyin ve omurilik soğanı bölgelerine dikkat ederek omuz, kürek, bel ve göğsümü, oldukça tazyikli suyun altında 5 - 6 dakika düzenli nefes hareketleri ve kollarımla sürekli kürek çekerek su masajı yaptırdım.

 

Toplam olarak banyoda 40 dakika civarında kaldım.

 

 

Bir doktor:

 

Bir gün ana olukların (arslan ağızların) aktığı küçük bölmenin alt kapağının açılarak suyun boşaltılmış olduğunu gördüm. Büyük havuzdaki su akar olmadığı ve sade durgun bir su olduğu için havuza girmedim. Şöyle iri kıyım bir arkadaş (doktor olduğunu sonradan öğrendim) çevresindekilere uygulamalı konferans veriyordu.

 

Yüzü koyun yatırdığı bir vatandaşın ayak tabanlarına, arslan ağzından süratle gelen sıcak su ile masaj yapıyor, kılcal damarlardan, kan deveranından ve ayak tabanında sinir uçlarının duyarlılığını anlatıyordu. Damdan düşer gibi; yerde yatan vatandaşı az-çok tanıdığım için, onun hiç de böyle bir masaja ihtiyacı olamayacağını söyledim.

 

- "Onu ben bilirim, çünkü ben doktorum!" deyince biraz afalladım. "Bu arkadaş dedim, bu havuzun dışında günde en az dört-beş defa ayaklarını soğuk denilebilecek bir suyla yıkıyor. Doktor değilim ama, kan deveranı ve sinir duyarlılığı vücut ısısından daha soğuk olan suyla daha etkili olur. Havuzda akmayan durgun suyun ise, havuzdakiler için sakıncaları olabilir" dedim ve bölmenin kapağını kapadım.

 

Karşılıklı elektriklenme sıcak bir söyleşiye dönüştü. Uyguladığım sürekli hareket formülünü beğendi. Asırların ötesinden kazandığımız Anadolu kültürünün özünde varolan sağlıklı yaşam ilkelerinin ne kadar zengin olduğunu o bir sağlık uzmanı ben sıradan bir Adem olarak tam bir uyum içinde bir kere daha hafızalarımıza kazıdık.

 

Evet, Anadolu kültüründe insan vücudunun uç noktaları günde en az 4 - 5 defa vücut ısısından daha soğuk bir suyla yıkanır. Sağlıklı bir kan dolaşımını alması için beyne giden damarların yoğun olduğu boyun bölgesi günde en az 4 - 5 defa vücut ısısından daha soğuk bir suyla masajı yapılır.

 

Anadolu kültüründe beynin daha etkin bir kan dolaşımı için başın alın kısmı günde ortalama 80 defa süreli olarak yere konur. Bu hareketler öyle hap-hop okul spor hareketleri değildir. Bilmiyorum ama, Yoga'da da bundan daha üstün bir yön olacağını sanmıyorum.

  

Bir doktor, bir öğretmen:

 

Sabah saat 04.00; Meraklısı için havuzun en güzel zamanı. Ama uykusuna kim kıyacak da bu keyfi çıkaracak? Ben her sabah havuzun ilk müşterisiyim. Birkaç arkadaş daha geliyor. Onlar sohbet ediyorlar. Ben hareketlerimi aksatmıyorum. Banyoya iki genç adam giriyor. Arkadaşlar yeni gelenlerle biraz sertçe tartışıyorlar.

 

Banyonun girişinde manda gözü kadar bir uyarı yazısı var:

 

"Kurnalarda sabunlanmadan, yıkanmadan, taranmadan havuzlara girilmez!"

 

Fakat bu arkadaşlar, "Biz gireriz, biz temiziz! Yıkanmamıza gerek yok!" diyorlar. Birisi, "Ben HİJYENİ sizden iyi bilirim!" diyor.

 

Anladım, bu adam ya iğneci, sağlık memuru, belki de doktor! Yanlarına gittim. Öff..!!!  Kibrit çaksam belki banyonun buharıyla birlikte KAPLICA patlayacak. Kendilerinin temiz olduklarını, yalnız olduklarını, arkadaşlarıyla geç vakte kadar içtiklerini, şimdi de biraz ayılmak için banyoya girdiklerini anlatıyorlar.

 

Birisi, "Ben doktorum, HİJYEN nedir ben bilirim.!" diğeri ben öğretmenim, "Öğrencilerime temizliği ben öğretirim.!" diyor. Banyo görevlisi arkadaş kim bilir nerede uyukluyor. Kavga çıkarmak istemiyoruz ama karşılıklı hakaret içerikli söz düellosu biraz sürüyor.

 

Sonra arkadaşlarla aramızda Anadolu kültüründen kopuk bir eğitim ve öğretimin toplumu yarın nerelere götüreceğini konuşuyoruz. İlmiyle amel etmeyen bu doktorun bu topluma veya öğretmenin benim torunlarıma vereceği fayda ne kadar olabilir...?

 

 

 Kaplıcalarda temizlik:

 

En ufak bir duyarsızlığın çok korkunç sonuçlar doğuracağı kaplıca beldelerinde öncelikle belde sağlık ocaklarının etkin önlemler alması zorunludur.

 

Bunlar kadar önemli diğer bir husus buralara şifa için gelen insanların büyük çoğunluğunun muhafazakar kesimden olduğu dikkate alınarak belde müftülerinin ve din adamlarının kaplıcalardaki sağlık ve temizlik koşullarıyla ilgili olarak yöre camilerinde cemaate Anadolu kültürünün temizliğe ne kadar önem verdiğini bıkmadan, usanmadan sürekli değişen kaplıca ziyaretçisine tekrarlı olarak anlayacağı dilde anlatması gerekmektedir.

 

          SABAHIN SEHERİNDE      

 

Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli:

Değmesin  ma'bedimin göğsüne na-mahrem eli;

Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli,

Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.

 

 

Kaplıca için ayrılırken yaptığım çağrıya 100'e yakın sevgili dosttan / arkadaştan bireysel iyi dilekler geldi. Yaklaşık 50'ye yakın adresi bir dosyada toplamıştım. Bir arkadaşın mektubunu benim Norton AV, Alert diyerek açmama izin vermediği gibi 50 adresin bulunduğu dosyayı da kilitledi. Kurtarmam mümkün olmadı. Sistem çöktü diye korktum. Fakat korktuğum başıma gelmedi ama diğer adresleri de tplayacak zamanım kalmamıştı. Değerli arkadaşlarıma bire bir teşekkür yazamadığım için üzgünüm.

 

Her halde Internet ortamının sağladığı sosyalleşme ve güzellik böyle olacak.

 

Sizleri sağlık içinde daha güzel yarınlara ve daha üstün başarılara ulaştırmasını Yüce Allah'tan diliyorum.

 

Elbette ki, daha güzel yarınlar ve daha üstün başarılar önce kişilerin yoğun çaba, çalışma, sabır ve sebatları yanında ancak Yüce Yaratıcı'nın takdiri ve izni ile olacaktır
Category: Sağlık | Added by: mesudum
Views: 244 | Downloads: 0 | Rating: 0.0/0 |
Total comments: 0
Only registered users can add comments.
[ Registration | Login ]
FORUMA GİRİŞ
Giriş:
Şifre:
 

ARAMA

DOST SİTELER

İSTATİSTİKLER

Toplam Kullanıcı: 1
Konuk: 1
Kayıtlı: 0

Copyright MyCorp © 2016